10° Parçalı bulutlu

Tarihi Süreçten Bugüne Kısaca Çepni Boyu

Çepni Boyu; Oğuzlar’ın 24 boyundan olan Gök Han’ın soyundan gelen büyük bir boydur. Çepnilerin illk var olduğu topraklar Ötüken’i de içerisine Baykal Gölü civarıdır. Ötüken’in halen kesin yeri belli olmamakla birlikte Çerpniler Baykal Gölünün güney kısımlarında var olmuştur. Ötüken’in de bu civarlarda olduğu var sayılmaktadır. Bugün Anadolu’nun dört bir yanına yayılan, Balkanlarda, Güney ve Kuzey […]
Kültür ve Sanat - Ağustos 22, 2020 01:20 A A

Çepni Boyu; Oğuzlar’ın 24 boyundan olan Gök Han’ın soyundan gelen büyük bir boydur. Çepnilerin illk var olduğu topraklar Ötüken’i de içerisine Baykal Gölü civarıdır. Ötüken’in halen kesin yeri belli olmamakla birlikte Çerpniler Baykal Gölünün güney kısımlarında var olmuştur. Ötüken’in de bu civarlarda olduğu var sayılmaktadır.

Bugün Anadolu’nun dört bir yanına yayılan, Balkanlarda, Güney ve Kuzey Azerbaycan’da, Türkmenistan’da, Türkmenelinde kök salan Çepniler işte Baykal Gölünün güney kısımlarında  doğdular ve burada geliştiler. Elbette o yıllarda inancımız da birdi. Göktanrı inancına inanıyorduk. Bugün ise İslam’a (Alevi,Sünni) inanılıyor. Hatta Ortodoks Hristiyan olan Gagauzların da Çepni olduğunu yapılan yeni araştırmalarla bilginlerimiz söylemektedir. Çepnilerin çeşitli inanç ve dinlere inanması soyunun Oğuz ve Türk olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.

Bugün farklı inançlarda olan Çepniler birbirlerine dönme, yezit, dinsiz gibi çirkin yakıştırmalar yapmaktadır. O halde binlerce yıllık geçimişe sahip olan bilinçli bir Çepni dönüp bunu söyleyenlere dese ki; “Biz Ötüken’den göç etmeden önce Göktanrı’ya inanıyorduk. Şimdi dönen kim ?” diye sorsa pirincin taşını nasıl ayıklayacaklardır ? O halde dini ve inanç farklılıklarını ön plana alıp insanlarımız arasında ayrım gözetmek elbette Çepnilere yakışmayacaktır. Dinler her zaman iyi huylu olmayı, anlayışlı ve iyi insan olmayı öğütlerken insanlar neden birbirlerine yakışıksız sözler sarfetmektedir ki ? Kötü söz ile inanç savunması zaten başlı başına din dışı bir tutumdur.

On yıla yakındır sosyal medya platformları kullanılarak Çepni Boyu hakkında yapılan araştırmalar, çalışmalar yayınlanmaktadır. Çeşitli din ve inanışlara sahip Çepniler ile tanış olunmakta, birbirleri ile tanış edilmektedir. Bazen inanç meselelerinden dolayı tartışmalar yaşandığı da görülmektedir. Bu güne dek edinilen tecrübelere göre Türkler arasında din, inanış ayrımı gözetmeyen ve Türklere soy bağlamında bakan Türkçü düşüncenin Çepni Boydaşlar arasında güçlü bir bağ  kurduğu görülmüştür. Türkçülük; Türkler arasında kesinlikle din ve inanç ayrımı yapmayan , Türklerin iktisadi, kültürel ve her alanda gelişmesini teşvik eden, tüm Türk devlet ve toplulukların birlik kurarak aynı devlet çatısı altında yaşamasını güçlü bir gelecek açısından destekleyen bir düşüncedir.  Yııllardır Çepnileri araştıran ve yönlendirici faaliyetlerde bulunan sosyal medya Çepniler ve Çepni Boyu facebook sayfalarının sahibi sosyal medya ekibi Türkçü düşünce sayesinde Çepnilerin birlik olması bağlamında büyük başarılar elde etmişlerdir.

Çepnilerin bugüne dek tarihi göç yollarına bakmaya devam edelim.

Bugün dünyanın birçok yerine yayılan Çepniler 800lü yıllarda öz topraklarımız olan Baykal gölünün güneyinden çıktık. Bundan sonraki uğrak noktamız muhtemelen 750 yılında kurulup 1055 yılında son bulan Hazar Denizi’nin doğu kıyısındaki Oğuz Yabgu Devleti oldu. Çünkü daha sonra güneye doğru indiğimizi Selçuk Beyin yaptıklarıyla ve torunları Tuğrul ve Çağrı Beylerin yaptıklarıyla Anadolu’ya doğru göç etmemizden bu çıkarım yapılmaktadır.

Oğuz Yabgu Devleti’nin subaşısı olan Kınık Boyu’nun beyi Selçuk bey 900’lü yıllarda Yabguluktan ayrılacak Cend’e

geçecek ve kendi devletinin temellerini atacaktır. Cend’e geçen Selçuk Bey burada İslam’a geçiş yaptı. Bu dönemde Türkler ve dolayısıyla biz Çepniler de halen Gök Tanrı dinine inanıyorduk.

Selçuk Bey’in Yabguluk’tan ayrılıp Cend’e gittikten sonra Kınık Boyu’nu toplayıp başarılar elde etmeye başlamasıyla iç ve dış çekişmeler yaşayan ve iyice hırpalanan Oğuz Yabgu Devletinden ayrılan Çepniler de Selçuk Bey’in etrafında toplandılar. Öyle görülüyor ki biz Çepniler de Gök Tanrı inancından İslam’a 960 yılından itibaren geçiş yapmaya başladık.

Biz Çepniler  Oğuz Yabgu Devleti’nden çadırlarımızı toplayıp çıktıktan Selçuk Bey ile birleştikten sonra uğrak noktamız Horasan oldu. Anadolu serüveni de buradan itibaren başlıyor. Tuğrul Bey ile Çağrı beylerin ardı ardınca başarılarından ve en son olarak Gaznelilere karşı kazanılan 1040 Dandanakan Savaşı’ndan sonra aynı yıl Merv şehrinde yapılan kurultayda Tuğrul Bey’e Irak tarafına sefer yapmak düşmüştü. İşte Anadolu’ya akın kararı 1040’daki Merv Kurultayı’nda alındı ve biz Çepniler de Kınık boyu ile birlikte Irak’a ve oradan da Anadolu’ya doğru akın yapmaya başladık. Birçok kaynakta Anadolu’ya ilk ayak basan Oğuz Boyu’nun Kınıklar ile birlikte Çepniler olduğu yazılıdır.

Malazgirt Savaşı’nda ve vefatına dek 1084 yılına kadar Çepni Boyu’nun başında büyük  bir Alperen, büyük bir komutan olan Danişmend Ahmet Gazi bulunuyordu. Malazgirt’de 1072 yılında büyük bir zafer kazandıktan sonra Çepniler’in Anadolu akınları sürmeye devam etti. 1080 yılında Danişmend Ahmet Gazi ile birlikte Danişmendli Devletini kurduk. Bir Çepni devleti olan Danişmendliler ile Çorum, Tokat, Niksar, Amasya, Malatya, Kayseri’ye hakim olduk. 1178 yılında beyliğimiz yıkıldıktan sonra  büyük bir göç halinde Tokat Niksar üzerinden Doğu Karadeniz’e doğru gelenler buralarda Çepni hakimiyetini kurdu.  Karadeniz’de Çepni beylikleri olan Hacıemiroğulları ve Taceddinoğulları kuruldu. Doğu Karadeniz’in henüz güney dağlarında bulunan biz Çepnileri rahatsız eden, saldırı düzenleyen, yağma yapan Pontoslu Rumlar’ın üzerine akınlar düzenlediğimiz, hatta bir keresinde Rum askerlerini Trabzon Kalesi’nin kapılarına dek kovaladığımız tarihi bir gerçektir.

Çepniler zaman içerisinde Balıkesir’de, İzmir’de, Kayseri’de, Yozgat’ta İç Anadolu’da, Gaziantep’e, Doğu Karadeniz’in geneline, Doğu Anadolu’ya, Van’a yayılarak halen varlıklarını sürdürmektedirler. Bugün Van’da uç beyi gibi faaliyet gösteren Küresünniler bir Çepni Aşiretidir.

Hatta Çepniler Balkanlar’da da varlık göstermiştir.  1281-1299 yılları arasında varlık gösteren Dobruca Beyliği’ni Çepniler kurmuştur.

Günümüzde Moldova’da özerk bir yönetim olan Gagauz Yeri’nde yaşayan Gagauzlar’ın kökeni halen araştırılmaktadır. Gagauzlar’ın Çepni olduğu da söylenmektedir.

Bugün Azerbaycan’da Çepni adında yerleşim yerleri mevcuttur. Şamaxı rayonunda bulunan Cabani bir Çepni kentidir.

Doğu Türkistan’da, Kırım’da Çepni tamgalı mezar taşları bulunmaktadır.

Çepniler tarihi süreçte Topal Osman Ağa önderliğinde Mustafa Kemal ATATÜRK’e muhafızlık yapmıştır. Hatta 42. Ve 47. Alayları kurarak Kurtuluş Savaşlarında büyük yararlılıklar göstermişlerdir. Karadeniz’in Rum ve Ermeni çetecilerinden temizlenmesini sağlamışlardır. Ayrıca Çepniler, bir Türk devleti olan Safevilerin hükümdarı Şah İsmail’e de muhafızlık yapmışlardır.

Çepniler; Danişmendli Devleti, Karesioğulları, Taceddinoğulları, Hacıemiroğulları, Dobruca Beyliği gibi devlet ve beylikleri kurmuşlardır.

Selçuklu ve Osmanlı’nın kuruluşunda büyük yararlılıklar gösteren ve Türk Milletine büyük hizmetleri olan  Çepniler Kurtuluş Savaşlarında da çok büyük yararlılıklar göstermişlerdir.

Bugün dernekleşme çalışmaları başlatmışlardır. Bu sayede Çepniler ekonomik, kültürel, sosyal ve birçok alanda birbirlerine destek olmayı ummaktadırlar.

Bu haber 112 kez okundu.
Kültür ve Sanat - 01:20 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

VİDEO GALERİSİ

E-BÜLTENE KAYIT OL

Bültenimize kayıt olarak son gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.