Parçalı bulutlu

Kapalı yöntem böbrek ve üriner sistem taş cerrahisi

Böbrek ve üriner sistem taş hastalığı tüm dünyada toplum sağlığını tehdit etmektedir. Toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir …
Sağlık - Ocak 12, 2021 19:24 A A

Böbrek ve üriner sistem taş hastalığı tüm dünyada toplum sağlığını tehdit etmektedir. Toplumda her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluşur ancak özellikle beslenme, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmalar hastalığın daha sık karşımıza çıkmasına sebep olmaktadır.

Kadınlarda Görülme Sıklığı Arttı

Erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha fazla görüldüğü bilinen taş hastalığının artık kadınlarda görülme sıklığının dünya çapında artış gösterdiği son yapılan incelemelerde ortaya çıkmıştır. Bunun nedenlerini de küresel ısınma, artan stresli yaşam şartları ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimde görmekteyiz. Fast-food tarzı beslenme, meşrubatlar, genetiği değiştirilmiş ürünler, yetersiz ve sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve az su tüketimi, sonuçta obezitenin artmasına neden olmakta, idrardaki dengeyi taş oluşumu lehine bozmaktadır.

Tedavi edilmesi ihmal edilen veya sık tekrarlayan taş hastalığı böbrek fonksiyonlarında kalıcı bozulmaya ve böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bir kez taş düşüren hastaların yüzde 50’si 5 yıl içinde tekrar taş düşürmektedir. Bu nedenle taş hastalığı hakkında bilinçli olmalı ve taş oluşumunu önlemeye veya en azından azaltmaya yönelik önlemler alınmalıdır.

Taşların oluşmasını önlemede en önemli faktör, alınan sıvı miktarıdır. Taş oluşturmaya yatkın kişiler, günde en az 2-2.5 litre idrar çıkaracak kadar su içmezse, yoğun idrarda taş oluşturan maddelerin çökmesi ile yeni taşlar oluşacaktır. Protein ve karbohidrattan zengin, lifli gıdalardan fakir diyet taş hastalığı riskini arttırmaktadır.

Artışın en büyük nedeni obezite ve yanlış beslenme!
Son 30 yılda tüm dünyada iki kat artan taş hastalığının görülme sıklığı, özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar ve kadınlarda belirgin bir artış göstermektedir. Bu durumun başlıca nedenlerini ise hızla yaygınlaşan obezite, karbonhidrat ve tuzdan zengin beslenme alışkanlığı ile hareketsiz yaşam tarzı oluşturmaktadır. Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzına bağlı olarak oluşan insülin direnci, kadınlık hormonu olan östrojenin koruyucu etkisini ortadan kaldırarak, kadınlarda taş oluşumuna yatkınlığa neden olmaktadır. 1950’li yıllarda erkeklerde taş hastalığı kadınlardan 7 kat daha fazla görülürken, günümüzde bu oranın 1.5 kata kadar düştüğü tespit edilmektedir.

Taş Hastalığı Olan Kişiler Nasıl Beslenmeli?

İdrar asit-baz dengesini bozan gazlı-gazsız içeceklerden uzak durulmalıdır. Kalsiyum kaynağı olan süt ve yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin makul ölçülerde tüketilmelisi gerekir. Hiç tüketilmemesi de taş oluşum riskini artırmaktadır. Yüksek oksalat içeren sebze, pancar, soya, siyah çay, çikolata, kakao, kuru incir, karabiber, fındık, ıspanak, çilek, böğürtlen gibi besinleri de aşırı değil makul düzeyde tüketmek ve tercihen kalsiyumdan zengin besinlerle beraber tüketmeniz gerekir. Bu şekilde fazla oksalat kalsiyum ile birleşerek kana geçmeden barsaklardan atılmaktadır. Tuz kullanımı ve ürik asit zengini hayvansal proteinler (kırmızı et, sakatat ve kabuklu deniz ürünleri) azaltılmalı, baklagiller gibi hayvansal olmayan protein kaynakları tercih edilmelidir.

Sitrat, idrarda taş oluşumunu önleyen en önemli koruyucu maddelerdendir. İdrardaki sitrat düzeyi artırıldığında taş oluşumunun azaldığı bilinen bir gerçektir. Bu nedenle sitrat kaynağı olan limon ve turunçgiller, domates sıklıkla tüketilmelidir. En basit ve pratik uygulama, günlük içilecek suyun içine limon sıkılmasıdır. Ev yapımı limonata da tavsiyemdir.

Özel Diyet Önerilerine Uyulmalı

Vücut kitle indeksini korumalıyız, yani obeziteden kaçınmalıyız. Günlük yaşantımıza uyarlanacak düzenli fiziksel aktivitenin, özellikle yüzme ve yürümenin metabolizmayı hızlandırarak taş oluşumunu azaltmada oldukça önemli olduğunu bir yere not edelim.

Kilo vermek için önerilen bazı diyetler hayvansal proteinden zengin, karbonhidrattan düşük diyetler olmaktadır. Bu içerikteki diyetler uygulanırsa idrarda kalsiyum, oksalat ve ürik asit düzeyi yükselir ve sitrat azalır, bu durum taş oluşumunu kolaylaştırır. Taş hastalığı sık tekrarlayan hastalarda metabolik analiz yapılması ve özel diyet önerilerinin hazırlanması gerekmektedir.

Güncel Tedaviler Hasta Konforunu Arttırıyor

Kapalı Yöntem Böbrek ve Üriner Sistem Taş Cerrahisi

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte böbrek taşlarının tedavisinde birçok alternatif tedavinin hastaların hizmetine sunulduğunu belirten Medicana Samsun Hastanesi Üroloji Bölümünden Op. Dr. Ahmet Gençbay; Böbrek taşlarının tedavisinde asıl amaç böbreğe en az zarar vererek maksimum taşsızlık sağlamaktır. Geçmişte açık cerrahi ile tedavi edilen böbrek taşları son yıllarda gelişen teknoloji paralel olarak Perkütan nefrolitotomi (PCNL), Retrograd Intrarenal cerrahi (RIRS) yada vücut dışından şok dalgaları ile taşkırma (ESWL) tedavisi gibi birçok alternatif metodla tedavi edilmektedir. Gerek endoskopi teknolojisindeki ilerlemeler, gerekse lazer teknolojisindeki gelişmeler sonucu yeni nesil fleksibl üreteroskopların klinik kullanıma girmesi ile böbrek taşlarının tedavisinde Retrograd İntrarenal cerrahi (RIRS) önemli bir alternatif haline gelmiştir. Günümüzde açık cerrahiye, perkütan nefrolitotomiye (PCNL) gereksinim duyulmadan Retrograd Intrarenal cerrahi (RIRS) ile başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Dedi.

“Hastaların doğal anatomik boşluklarını kullanarak herhangi bir kesme veya delme işlemi yapmadan böbreğe ulaşıp, taşları lazer enerjisiyle kırıyoruz” diyen Gençbay , “Taşları kum taneciklerine dönüştürüyoruz. Kendiliğinden rahatça düşebilecek 3 milim ve altındaki büyüklüklere kadar parçalıyoruz. Bazı hastalara ameliyatın durumuna ve taşın büyüklüğüne bağlı olarak stent konulabilir. Ki bu stent sayesinde hastalar taşlarını rahatlıkla dökebiliyor. Ertesi gün hasta taburcu olup normal hayatına dönüyor. Ameliyattan sonraki dönemde ağrı oldukça az oluyor. Retrograd intrarenal cerrahinin (RIRS ) düşük komplikasyon ve yüksek başarı oranları ürolojide kullanımını hızlı bir şekilde artırmıştır . Bu tekniğin önemli bir avantajı da, böbreğinde doğuştan anomali ( rotasyon anomalisi , at nalı böbrek , kalisiel divertikül vb. ) olanlarda , obezlerde-şişmanlarda , çocuklarda , her iki böbreğinde taş olanlarda ve kanama bozukluğu olan hastalara da uygulanabilmesidir”

Bu haber 25 kez okundu.
Sağlık - 19:24 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

  • Ordu Ulubey İlçesinin Kurucusu Çepni Uluğ Bey’in Mezarı Bulundu !

    Ordu iline bağlı Ulubey ilçesinin kurucusu Uluğ Bey’in mezarı Prof. Dr. Necati DEMİR’in araştırmaları sayesinde bulundu. Bu çok sevindirici haber bölgemizin yerel tarihinin aydınlanması açısından çok çok önemlidir. TC Kültür ve Turizm Bakanlığı sitesinde yer alan bilgilere göre Ulubey ilçesi, veba hastalığı nedeniyle Ordu Gölköy ilçesinin Şimşirlik köyünden gelenlerin kurduğu bir ilçedir. Verilen bilgilere göre […]
  • “Trabzonspor Kolay Kazandı”

    Süper ligin 20. haftasında Trabzonspor, Konyaspor’3-1 mağlup etti. Trabzonspor gollerini Newakame, Flavio ve Djanny attı. Konyaspor’un golünü Shengelia attı. Trabzonspor Abdülkadir Ömür maalesef sakatlandı ve sezonu kapattı. Abdülkadir Ömür’ün Fibula kemiğinde kırık tespit edildi. Trabzonspor hem sevindirdi fakat Abdülkadir Ömür’ün sakatlanması üzmüştür. Maçtan önceki yazımda “maçtan en az 3 gol çıkacak” demiştim. Çünkü Konyaspor ofansif […]
  • Şalpazarı Tarımının Yıllar İçerisinde Değişimi

    Yücel KAYA Tarım veya ziraat, bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasını ele alan bilim dalıdır. Diğer bir ifade ile insan besini olabilecek ve ekonomik değeri olan her türlü bitkisel-hayvansal ürünün bakım, besleme, yetiştirme, koruma ve mekanizasyon faaliyetlerinin tamamı ile durgun sularda veya […]
  • Atamızın Işığında

    “Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.” Bu sözlerin sahibi, ulu önderimiz, başbuğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzdür. Hiç şüphesiz onun damarlarında akan kan, hissettiği duygular ve düşündüğü şeyler asırlar öncesinin Oğuz’uyla, Bilge’siyle, Kültegin’iyle, Kürşat’ıyla aynı idi. Yok olmakta olan, eriyen bir milleti hatta milli bir şuuru yeniden canlandırdı. Sözün özü, […]
  • Gazeteci-Haberci Parti ve Kişi Kalemşörlüğü Yapmamalı ! Toplum Zedelenmemeli #susamam

    Umudumuz odur ki toplum önünde görünen bu şahsiyetler aklını başına devşire. Habercilik ve gazetecilik ile uğraşan insanların isimleri çoğu zaman yayın yaptıkları mecralarla bütünleşir. Özellikle küçük yörelerde kişi ile elinde tuttuğu mecra hemen hemen aynı olguları, aynı çizgiyi temsil eder. Şöyle ki: Kişinin bireysel olarak söyledikleri, bireysel olarak sosyal medyasından yaptığı paylaşımlar onun gazeteci-haberci kimliği […]

HABER LİSTESİ

VİDEO GALERİSİ

E-BÜLTENE KAYIT OL

Bültenimize kayıt olarak son gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.