12° Açık

65 yaş üzeri vatandaşlar grubundan yasaklara tepki: Yeter, salgın bize ayrımcılık yaparak göğüslenemiyor

65 yaş üstü vatandaşlar, internet üzerinden kurdukları toplumsal medya kümesinde, kendi yaş kümelerine ait alınan kısıtlama kararını eleştirerek …
Türkiye - Ağustos 31, 2020 07:24 A A

65 yaş üstü vatandaşlar, internet üzerinden kurdukları toplumsal medya kümesinde, kendi yaş kümelerine ait alınan kısıtlama kararını eleştirerek bir metin hazırladılar. 

T24 tarafından aktarılan habere nazaran vatandaşlar, hazırladıkları metinde “Aylarca en mahrem gereksinimlerinizi karşılamak için bile kolluk kuvvetlerine muhtaç bırakılmak; pazardan sebze- meyvenizi, fırından ekmeğinizi almanızın yasaklanması nasıl bir şey biliyor musunuz?” ifadelerine ter verildi.

Açıklama metni şöyle:

Ne kadar süreceği kestirilemeyen salgına karşı sürdürülebilir, herkese eşit, bilimsel ve akılcı önlemler istiyoruz. Çabucak şimdi! ‘Normalleşme’ dediniz, salgın yine ve tehlikeli bir boyutta yaygınlaşıyor. 65 yaş üstü vatandaşlar hâlâ çağdışı ne işe yaradığı bilinmeyen yasaklar, polis ve ceza tehdidi altında yaşıyor. “Tedbir” dediğiniz bu ayrımcı uygulamalar, toplumu yaşlılar ve gençler olarak ikiye böldü, yaşlılara nefreti derinleştirdi, 7,5 milyon insanın eşit vatandaş olarak yaşama hakkını ve insan haklarını çiğnedi. Virüsün bulaşma nedeninin yaş almış beşerler olduğu algısını yarattı, bizi hayattan soyutladı ve tanımı imkânsız rencide etti.

Bu kararları alanlara (ki, kendileri de çoğunlukla yaş almış kişiler) ve ülkede demokrasi uğraşı verdiğini sav edenler dahil, bu kararlar karşısında susanlara soruyoruz: aylarca en mahrem gereksinimlerinizi karşılamak için bile kolluk kuvvetlerine muhtaç bırakılmak; pazardan sebze- meyvenizi, fırından ekmeğinizi almanızın yasaklanması nasıl bir şey biliyor musunuz? Hapsedildiğiniz daracık konutta yürüyememekten kaslarınızın erimesini seyrettiniz mi, kalp krizi, felç ve daha birçok hastalık tehdidi altında bitmeyen günleri saydınız mı hiç? Kapısında 65 yaş üzeri giremez tabelası asılan dükkânların önünde kalmak, çay bahçelerine sokulmamak, sabah ve akşam serinliğinde bir yürüyüş yapamamak, yemek yediği restorandan saatiniz geçti diye polis zoruyla kaldırılmak, binmek istediği taşıttan zorla indirilmek, saati ve kolluk güçlerini kollayarak yaşamak; üstelik bütün bunları salgın bulaşmasın tasasının yanı sıra yaşamak reva mıdır? Reva mıdır, nasıl yaşayacağımızı valilerin keyfiyetine bırakmak, hangi kentte hangi yasağa tabi olduğumuzu bile kestirememek, herkese tatil kredileri dağıtılırken atacağımız her adımda izine tabi olmak?

Evet, salgında en çok biz ölüyoruz, öteki hastalıklarda da en çok biz ölüyoruz. Zira yoksulluk üzere, hastalık üzere, yaşlanmak da bağışıklık sistemini zayıflatır. Hem bu salgında hem de öteki hastalıklarda yaş almış şahısların gençlere nazaran daha fazla ölmesi doğaldır. Herkes bunu bilir. Fakat yaşarken meyyit muamelesi görmek istemiyoruz. Uygar haklarımızı kullanma yetisine sahip değilmişiz üzere vesayet altında tutulmaya hayır diyoruz. Bu “dostlar alışverişte görsün” siyasetinden derhal vazgeçin!

Salgına aktif tedbir alın!

  • Bulaşmanın tüm dünyada yüzde seksen oranında meskenlerde, kapalı ve kalabalık ortamlarda olduğunu artık herkes biliyor. Ivedilikle önlemleri buna yönelik almaya; düğün, nişan, taziye, mevlit, dua gibisi toplanmaları kısıtlamaya ve daha sıkı denetlemeye çağırıyoruz.
  • İşyerlerinde maske, hijyen ve ara kurallarını daha sıkı denetlemeye, işe gidiş ve dönüş saatlerinde taşıtlardaki yoğunluğu önleyecek teşebbüslerde bulunmaya çağırıyoruz.
  • Derslikler çoğalmalı, sınıflardaki öğrenci sayısı azaltılmalıdır.
  • Sıhhat çalışanlarımızın çalışma ve ömür şartları derhal düzeltilmelidir.
  • Salgın ile ilintili tüm bilgi ve testlerin kimlere yapıldığı detaylarıyla kamuoyu ile paylaşılmalı, başta sıhhat çalışanları ve temas yoğunluğu olan tüm vatandaşlara nizamlı test yapılmalıdır.
  • Gerekli olacak tüm önlem ve kısıtlamalar bütün vatandaşlara eşit halde uygulanmalı ve sürdürülebilir olmalıdır. Biz 65 yaş üstü vatandaşlar, sizin “saygıdeğer ve korunmaya muhtaç büyükleriniz” değil, ülkenin eşit, reşit ve deneyimli vatandaşlarıyız. Ayrımcılık bizi korumadı, koruyamaz. Bizi korumak isteyenlere tekliflerimiz şunlar:
  • En düşük emeklilik maaşını derhal taban fiyat seviyesine çıkarın;
  • Önleyici sıhhat hizmetlerini mahallemize taşıyın, sıhhat hizmetlerini ulaşılabilir ve parasız yapın;
  • Mahallelerimizde sosyalleşebileceğimiz, bilgi ve yeteneklerimizi geliştirebileceğimiz, müracaat hizmeti görebileceğimiz merkezler açın. Yaş almış insanların üretkenliğini köreltmeyin, destekleyin. Tüm ileri toplumlarda ve ülkemizde giderek yaş almış beşerler nüfusun değerli ve faal bir çoğunluğunu oluşturuyor. Ömür uzunluğu eğitim programları hazırlayın;
  • Huzurevleri kapalı hapishanelere döndü. Akıl almaz yasakları kaldırıp hem çalışan hem de kalanların ömür şartlarını düzeltin. Unutmayın bu yasakçı zihniyetin failleri yarın birebir zihniyetin kurbanları olacak.

Hepinize uzun ve sağlıklı ömür dileklerimizle.

Bu haber 74 kez okundu.
Türkiye - 07:24 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

  • Ordu Ulubey İlçesinin Kurucusu Çepni Uluğ Bey’in Mezarı Bulundu !

    Ordu iline bağlı Ulubey ilçesinin kurucusu Uluğ Bey’in mezarı Prof. Dr. Necati DEMİR’in araştırmaları sayesinde bulundu. Bu çok sevindirici haber bölgemizin yerel tarihinin aydınlanması açısından çok çok önemlidir. TC Kültür ve Turizm Bakanlığı sitesinde yer alan bilgilere göre Ulubey ilçesi, veba hastalığı nedeniyle Ordu Gölköy ilçesinin Şimşirlik köyünden gelenlerin kurduğu bir ilçedir. Verilen bilgilere göre […]
  • “Asya Hun Devletinde Hu-han-ye MÖ.58-31) ve Chih ch’i (MÖ.54-36)Dönemi:”

    Asya Hun devleti, Doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. MÖ.51’de Hu-han-ye Çin’deki Han hanedanına bağlandı. Bazı batı bölgelerinde yaşayan küçük devletler de yavaş yavaş Çin’e bağlanıyor. Chih-chih ise, Kuzey Moğolistan’da hüküm sürüyor fakat ağır şartlar olduğu için ili ırmağı vadisine göçmüştür. Burada Wusunlar vardır. Çinliler, strateji uygulayarak Hu-an-ye’nin elçisine Chih-chih elçisine göre daha çok […]
  • Şalpazarı Tarımının Yıllar İçerisinde Değişimi

    Yücel KAYA Tarım veya ziraat, bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasını ele alan bilim dalıdır. Diğer bir ifade ile insan besini olabilecek ve ekonomik değeri olan her türlü bitkisel-hayvansal ürünün bakım, besleme, yetiştirme, koruma ve mekanizasyon faaliyetlerinin tamamı ile durgun sularda veya […]
  • Gazeteci-Haberci Parti ve Kişi Kalemşörlüğü Yapmamalı ! Toplum Zedelenmemeli #susamam

    Umudumuz odur ki toplum önünde görünen bu şahsiyetler aklını başına devşire. Habercilik ve gazetecilik ile uğraşan insanların isimleri çoğu zaman yayın yaptıkları mecralarla bütünleşir. Özellikle küçük yörelerde kişi ile elinde tuttuğu mecra hemen hemen aynı olguları, aynı çizgiyi temsil eder. Şöyle ki: Kişinin bireysel olarak söyledikleri, bireysel olarak sosyal medyasından yaptığı paylaşımlar onun gazeteci-haberci kimliği […]
  • TRABZONSPOR’UN KOZU MESUT ÖZİL

    Fenerbahçe için ligin en zorlu deplasmanı kuşkusuz Trabzon deplasmanıdır. Ligin bitimine 15 maç kala 26.ncı haftanın zorlu maçı bu gün 19.00 da Trabzon’da oynanacaktır. Galatasaray ve Beşiktaş maçlarına oranla Fenerbahçe maçları hep farklılık yaratmıştır. 1974 – 75 ten bu yana en çok konuşulan, mücadelesi bol, kıran kırana geçen maçlar olmuştur. Bu akşam da öyle olacaktır. […]

HABER LİSTESİ

  • 01
    “Asya Hun Devletinde Hu-han-ye MÖ.58-31) ve Chih ch’i (MÖ.54-36)Dönemi:”
    Asya Hun devleti, Doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. MÖ.51’de Hu-han-ye Çin’deki Han hanedanına bağlandı. Bazı batı bölgelerinde yaşayan küçük devletler de yavaş yavaş Çin’e bağlanıyor. Chih-chih ise, Kuzey Moğolistan’da hüküm sürüyor fakat ağır şartlar olduğu için ili ırmağı vadisine göçmüştür. Burada Wusunlar vardır. Çinliler, strateji uygulayarak Hu-an-ye’nin elçisine Chih-chih elçisine göre daha çok […]
  • 02
    “Trabzonspor yine beraberlik aldı.”
    Süper ligin 33. haftasında Trabzonspor, deplasmanda Rizespor ile 0-0 berabere kaldı. Trabzonspor’da Victor Hugo 86.dakikada kırmızı kart gördü. Trabzonspor, 10 kişi kalana dek Rizespor’u karşı üstünlük kurdu fakat çok net pozisyonlara giremedi. İlk yarıda Trabzonspor’un 3 pozisyonu vardı fakat Rize kalecisi topları kurtardı. Rizespor sadece duran toplardan etkili olmaya çalıştı fakat onlar da gol atamadı. […]
  • 03
    “Asya Hun Devletinde İç Karışıklıklar ve Bölünme”
    Asya Hun Devletinde Hsü-lü-ch’üan-ch’ü öldükten sonra Hunlarda iç karışıklık başladı. MÖ.60’ta devlet adamlarını yok ederek Hunların başına sağ bilge kralı Tu-ch’i-tang geçti. Eski, hükümdarın eşi bu adama yardım etmiştir. Tu-ch’i-tang, ” Wu-yen-chü-ti” adını alıp devletin başına geçti. Devletin başına geçmek için önemli devlet adamlarını öldüren Wu-yen-chü-ti’ye devletin sol kanadı düşman oldu. Chiou-hou-shan’ ı sol kanat […]
  • 04
    “Trabzonspor, Rize deplasmanında”
    Süper ligin 34. haftasında Trabzonspor, deplasmanda Rizespor ile oynayacak. Maç yarın 16.00’da başlayacak. Maçın hakemi Cüneyt Çakır olacak. Trabzonspor’da Afobe ve Trondsen olmayacak. Nweakeme’nin ve Ekuba’nın da hafif sakatlıkları var ve tedavisine başlandı. Yarın ki maçta her iki futbolcu ihtimalle olmayacak. Rizespor’da ise, Gökhan Akkan kart cezalısı olduğu için olmayacak. Muhtemelen Donsah ve Söderlund da […]
  • 05
    “Hsü-lü-ch’üan-ch’ü (MÖ.68-60) Dönemi: Asya Hunları”
    Hu-yen-ti öldükten sonra Asya Hun Devleti’nin başına Hsü-lü-ch’üan-ch’ü geçti. Hunlarda ağır kış şartları ve açlık oluoyr. Ülkedeki iç huzursuzluklar artıyor. Hunlara bağlı halklar ayaklanıyor. MÖ.67’de Hunlar, Kuca bölgesini kaybetti. Hunlarda boş durmadı ve kendi istediği adamı atadı. Kuca bölgesinin yöneticisi korkarak kaçtı. Kuca bölgesine Çin’deki Han hanedanı sahip oldu. MÖ.65’te Hunlar, Kuca’ya akın yaptı ve […]

VİDEO GALERİSİ

E-BÜLTENE KAYIT OL

Bültenimize kayıt olarak son gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.